Başarıya Giden Yolda İnsanın Kendisiyle Savaşı

Saat sabahın 5 ‘i… Kahvemi içer içmez bir şeyler yazmaya yeltendim ve kendimle savaşım belirdi gözümün önüne. Yazayım dedim. Sonuçta her insan kendisiyle savaş halinde değil mi? Yazık ki karmaşık bir canlı türü insan. Her gün uyandığında kendisini inkar eden, dün söyledikleriyle çelişen bir başka canlıyla daha tanışma fırsatı elde ettiyseniz beni de tanıştırın lütfen.

Bu yazımda kendimizle bulunduğumuz savaş halinin başarımıza etkisi üzerinde tartışmak istiyorum kendimle. Kendimle diyorum, çünkü siz tartışmaya pek de yanaşmıyorsunuz.

Düşündüm, uzunca bir müddet belki saatlerce, neden başarılı olunması gerektiği hakkında düşündüm. Ya da hangi alanlarda başarılı olunmalıydı? İş, aşk, sosyal hayat, spor… Bir insan bunlarda hakikaten başarılı olmalı mıydı? Sonuçta fani dünya, kefenin ne cebi var ne de çift kişilik. Bir hayat, başarı için heba edilmeli miydi? Sonuçta bitecekti.

Ne de çok “sonuçta” kelimesi kullanmışım öyle. İşte hata(m) 1. Hayat bir sonuç gözeterek yaşanılmamalıydı. A ‘ya doğum B ‘ye de ölüm dersek hayat dediğimiz kavram A ile B arasında yaşadıklarımız, hissettiklerimiz, kazandıklarımız, kaybettiklerimizdi. Yani, nasılsa bitecek diye bir şeyi başlamadan bitirmek saçmalıktan ibaretti. Bu hayat başarıya adanmıştı, çünkü başarı her şeydi. Daha yeni saydım ya? İş, aşk, sosyal hayat, spor, çocuk yetiştirme ve uzunca satırlar uzatabileceğimiz bütün bu kavramların amacı başarıydı.

Bu başarıya giden yolda, etrafımızdakilerin payı elbette var ama, en büyük pay sahibi kendi psikolojimiz, kendimizle mücadelemiz, ömür boyu süren kimlik arayışımız, umutlarımız, umutsuzluklarımız… Eğer bunların üstesinden gelmeyi başarabiliyorsanız (ben her zaman başaramıyorum), somut anlamda başaramayacağınız pek de bir şey olduğunu düşünmüyorum. Kimi zaman başarabiliyorsanız, başarı ağır aksak gelecektir, eğer başaramıyorsanız sevgili dostum depresyondasınız (sadece psikolojik anlamda değil) demektir. Ve bu durum yenilenmeniz gerektiğini size kısık bir ses tonuyla söylemektedir.

Özetlemek gerekirse, kendinizle savaşınızda kendim için ve sizin için tavsiyelerim şunlar olacaktır;

Motivasyonunuz size yukarıdan baksın!

Elinizden geldiğince dengeli hareket edin..

Umutsuz zamanlarınızı çok iyi değerlendirin ve o halinizden daha kötü bir haliniz olmayacağını aklınızdan çıkartmayın ve sevinin!

Umutlu olduğunuz zaman başlamaya başlayın başarılarınıza.

Kendinizi bir çok alanda başarısız görüyorsanız, SUÇLU SİZSİNİZ! Yenilenin… Arının…

Kendinizle savaşınızda YENİLMEYİN!

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 4.4/5 (9 votes cast)
Başarıya Giden Yolda İnsanın Kendisiyle Savaşı, 4.4 out of 5 based on 9 ratings
Aslında yorum yapmanı isterim. Ama yorum yapmasan bile hemen bu yazının üzerindeki rating bölümünde bu yazıyı oylar mısın?

1 fikir paylaşımı var.

  1. Barış 19 Aralık 2015 at 05:06

    Dostum yazılarını okudum ve hala okumaya devam ediyorum. Aklımdan hangi sorular geçiyorsa hepsi burada ve kendimden bile sakladığım cevapları sunmuşssun kesinlikle aynı fikirdeyiz başarılarının devamını diliyorum.

    Cevapla

Tartışalım mı? Ya da belki aynı fikirdeyizdir?