Yeni Bir Şey Üretmek Zorunda Değilsiniz! 2 Adamın 3 Kuralı

“Dostum! Zengin olmak, çok başarılı olmak ya da çok tanınmak istiyorsan, hiç duyulmamış bir şey üretmen ya da ortaya çıkman gerekir.” Sanıyorum ki, bir çok insanın düşünce tarzı bu yönde. Ne yazık ki yanılıyorsunuz ve ben yanıldığınızı kanıtlayabilirim.

Size bu konuda verebileceğim ilk örnek,  Henry Ford, kendisinin hiç bir icadı yok. İlk arabayı o üretmedi mesela. Ya da hayatını incelediğinizde göreceksiniz ki, sahip olduğu deha üretmekle alakalı değildi. Yani siz de yeni bir şey üretmek zorunda değilsiniz!İkinci örneğimiz Andrew Carnegie , çeliğin babası olarak geçer kendisi ve onun da sizin düşündüğünüz tarzda ürettiği (icat ettiği) bir şey yok. Size verdiğim bu iki örnek, sayıca çoğaltılabilir. Fakat özellikle bu iki başarılı insanın örneğini vermemin ortak sebepleri var. Bu kişiler, bulduğundan daha fazla fırsat yaratan kişilerdir. Yani ilk kuralımız,

“Bulduğunuzdan daha fazla fırsat yaratın!”

İkinci ortak noktaya gelecek olursak bu iki deha da cebinde beş kuruş parayla, hayatlarına başlamıştır. Yani tamamen kendi çabalarıyla… Üçüncü ortak nokta, ikisinin de icat ettiği bir şey yok.

Diyebilirsiniz belki, verdiğin sadece iki örnek diye. Fakat şunu belirtmek isterim, bilinen örneklerin sayısı daha da artırılabilir. Ayrıca, etrafınıza baktığınızda, ismi çok da fazla duyulmamış dehalarla karşılaşabilir, demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz. Henry Ford ile Andrew Carnegie ‘nin en önemli ortak noktalarından biri, yanlarında kendilerinden daha zeki ve işi daha iyi bilen insanları çalıştırmaları. Örnek vermek gerekirse Andrew ‘in “Burada çelik konusunu benden daha iyi bilen çok fazla insan var.” dediği bilinmektedir. Bu da bizi ikinci kuralımıza götürüyor aslında.

“Etrafınızdaki zeki, çalışkan insanları değerlendirin!”

Peki nasıl oluyor da, bu insanlar yola beş kuruş parayla çıkmışlarken ve başarıya adım adım giderlerken… Kendilerinden daha zeki ve çalışkan insanları ellerinde tutabiliyorlardı? Bunun cevabı da, bu insanların karşısındaki insanda çalışmak konusunda mükemmel bir heves uyandırması. Yani sizinle konuşuyorlar ve o işi yapmak için siz de bir heves uyanıyor. Bu da doğrudan bizi 3. kurala götürdü.

“Karşınızdaki insanda heves uyandırın!”

Harry A. Overstreet bu konuda der ki;

Hareketlerimiz, temel tutkularımızdan kaynaklanır. İşte, evde ,okulda veya politikada, karşıdaki kişiyi ikna edip bir şey isteyecek olan herhangi birine verilebilecek en iyi öğüt, karşısındaki insanda heves uyandırmaya çalışması olacaktır. Bunu yapabilen tüm dünyanın desteğini alır, yapamayan yaşamını yalnız geçirmek zorunda kalır.

Andrew Carnegie - Henry Ford (Kaynak:Library of Congress - 1913, 1919)

Andrew Carnegie – Henry Ford (Kaynak:Library of Congress – 1913, 1919)

Bana kalırsa en önemli kural karşınızdaki insanda heves uyandırmak. Sizin çalıştığınız işte birinden yardım etmesini istiyorsanız, ya da ekibinize birinin dahil olmasını istiyorsanız karşınızdaki insanda heves uyandırmalısınız!

Sonuç olarak, başarılı olmak için veya tanınmış bir insan olmak için, yeni bir şey üretmenize hiç gerek yok. Amerika ‘yı yeniden keşfetmeye gerek olmadığı gibi, hayatımızdaki bazı basit noktalarda uzmanlığı ele alarak bile, oldukça başarılı olup, para kazanabiliriz. Ne Henry Ford, ne de Andrew Carnegie yeni bir şey icat etmiş değillerdir. Bu insanların yaptıkları şey, bazı kurallarının olması, insan psikolojisinden, insanların ne istediklerinden anlıyor olmasıdır. Yukarıda sadece 3 kural verdim. Bu kuralların sayısı daha da artabilir elbette. Siz de yeni kurallar koyabilirsiniz!

Bir başka yazımda görüşmek üzere…

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 3.8/5 (19 votes cast)
Yeni Bir Şey Üretmek Zorunda Değilsiniz! 2 Adamın 3 Kuralı, 3.8 out of 5 based on 19 ratings
Aslında yorum yapmanı isterim. Ama yorum yapmasan bile hemen bu yazının üzerindeki rating bölümünde bu yazıyı oylar mısın?

1 fikir paylaşımı var.

  1. Emir 11 Ağustos 2015 at 17:31

    Gayet iyi anlatmışsınız, teşekkür ederim.

    Cevapla

Tartışalım mı? Ya da belki aynı fikirdeyizdir?